14 Ekim 2008 Salı

Hasta nazı sendromu...


Cumartesi gecesi başladı halsizliğim, anladım hemencecik şifayı kaptığımı..."Ulan okul da yeni başlıyor adam gibi gidemedik zaten." dedim içimden.
İşte o günden beri yatıyorum.Okul zaten haftanın 3 günü 2 si gitti yarın kaldı.Onu kaçırmasam bari, neyse.
İlk kez galiba bu kadar aleni şekilde kişisel bir yazı yazıyorum.Bunun açıklaması yazının başlığında saklı zaten; "hasta nazı sendromu...".Normalinden çok daha fazla mızmız oluyor insan, sürekli şikayet, bitmeyen istekler, aniden parlamalar....
Bazen şöyle kendime bakıp, "ulan ne çekilmez hatunum" diyorum.Neyse geçici bir durum sanırım bu.İnsan günlerce aynı yerde götünün üstünde yatınca, internet ve televizyon dışında bir aktivitesi olmayınca sapıtması pek te anormal sayılmaz aslında.Beni anlamanız için şu gripli halimle açıklama yapıyorum sizlere(hıh).
Belki de bahanedir diye düşünüyorum sonra, yani insan bazen şımarmak bazen olduğundan daha fazla ilgilenilsin istiyor kendinle.Şifayı kapmak ta en kolay yolu sanırım.Ama kötü yanı da var; daha kırılgan oluyor insan.Uyandım bugün mesela, önüme bir çorba koyan olmadı, dün annem tepsiyle getirmişti önüme, peki bugün niye böyle oldu?Hastalığımın 3. günü diye sanırım, "fazla uzun süren hastalık anne usandırır" demişler değil mi? =)))
Ama iyileşmedim ben, tamam daha iyiyim ama yine de hâlen hastayım, yatıyorum falan.
Bazıları var geçmiş olsun bile demediler, "amaaan herkes te grip yahuu" düşüncesiyle arada kaynadık iyi mi?

Şımarmak benim de hakkım, ilgi istemek benim de hakkım(hıh).
Şimdi bu yazıyı okuyup "zavallı küçük kız" tribine girenler olabilir, haydi biraz daha uğraşın bulun zayıf noktalarımı ve tek vuruşta yere indirin beni en kısa zamanda.
Amaan sizle mi uğraşıcam yahu, hastayım ben.

"Anneeeee, şeftali suyumu getirseneeeee!
Anneeee!
Annee???
Puuffff!".

13 Ekim 2008 Pazartesi

Nabruk'tan deneysel tarifler...

Başlığı okuyup "nasıl yani??" demeyin =)
Yeni oluşturduğum bloğumda bundan böyle kendi deneysel tariflerimi sunacağım sizlere.
Tabi önce şu gribi atlatmam lazım...=)

Nabrukun deneysel tarifleri için;

TIKLAYINIZ.

9 Ekim 2008 Perşembe

hayallere kısa bir mola


Mutlu olmak için ihtimaller denizine atarsın kendini,
iyi hissetmek için.
herşeyin daha iyi olacağına inandırırsın kendini.
korkarsın,
çünkü umutların boşa çıkabilir
ama elinin tersiyle savurursun kötü ihtimalleri.
geceleri uyuyamassın belki, belki insanlarla paylaşıp hayallerini,

daha da büyütürsün onları.
Sonra düşünmek istemediğin o kötü ihtimaller çıka gelir
ve tokat gibi çarpar yüzüne
bildirir haddini.

acı bir gülümseme kaplar yüzünü,
asmamak için kasarsın kendini.
zaten hayallerle oyalanmanın, mutlu olmaya çalışmanın ne kadar saçma olduğuna kanaat getirirsin.
bir acı gülümseyiş daha, kendine acıyan bakışlar.
akamayan gözyaşları ve ruhunda biriken denizler
sel olup herşeyi mahfedecek kadar taşkın,
ama bazen pes etmiş gibi sakin,
tek bir kıpırtı bile olmadan bekler durur içinde.

yeni umutlara saklarsın gülümseyişlerini

sadece acı olanlarını kullanmaya devam edersin.

böyle süregeleceğini bilirsin.
acı acı gülümseyerek gelmesini beklersin.

7 Ekim 2008 Salı

Hani çişin gelirde "abi çok sıcak oldu ben bir denize girip çıkayım." dersin ya, ben de göstermemek için gözyaşlarımı, yağmura karışıyorum, bir iki dolaşıyorum dışarda, bulutlara eşlik ediyorum ve beraber döküyoruz gözyaşlarımızı.

3 Ekim 2008 Cuma

Torba ağızlar ve silik "laf"ları

İyilerimle, kötülerimle, eksiklerimle, fazlalarımla, kusurlarımla, marifetlerimle, kederlerimle, sevinçlerimle, herşeyimle ortadayım. Tıkadım kulaklarıma, hiçbir gereksiz insanın, hiçbir lafını duymuyorum, hiçkimse önüme geçip görmek istediklerime parazit olamıyor, umursamazım beni üzmeye çalışanlara karşı, alaycıyım, kendini bilmeyenlere karşı, ne görev edindim hadlerini bildirmekte ne de içime attım kelimeleri, geri tepti tepkileri, silik kelimeler, kendilerine sekti, kendilerini küçülttü karşımda.Beni güldürdü, bir saniye bile düşündürmedi, eğlendirdi, bazen de acındırdı.Sadece yordular kendilerini, yoruyorlar, yoracaklar SADECE.Ben de gülmeye ve düşünmemeye devam edeceğim.Mutluyum, huzurluyum.

Devam... =)