9 Şubat 2009 Pazartesi

Sade ve sakin bir hayat diliyorum

Abartısız, süssüz, sade ama güzel...biraz sessiz, yeri geldiğinde eğlenceli bir hayat diliyorum.
Çok param olmasın, çok güzel de olmayayım, erkekler peşimden koşmasın, çok başarılı olmayayım...
Fazla dostum olmasın, arkadaşımsa çok az.
Ya az eşyalı bir odam olsun ya da tek odalı bir evim, paldır küldür yürünebilirlerden.
Ama istediğimi yapabileyim mesela, yalnız kalmak istiyorsam kalayım, eğlenmek istiyorsam eğleneyim dostlarımla...
Zevk aldığım şeyleri yapayım sadece, kimseye uyum sağlamak, kimseye ayak uydurmak, kimseye beğendirmek zorunda olmayayım kendimi.

Çıkıp vurayım sokaklara kendimi ve kimse kuyruk olmasın peşimde.Ama kimse de unutmasın beni.
Sağlıklı olsun ruhum ve bedenim ve hep kendimi sevebilmeliyim.
Yalnız hissetmemeliyim kendimi ama, sadece sakin ve huzurlu...
Hayatı hiçbir zaman fazla önemsememeliyim "boşvermeyi" öğrenmeliyim.
Belki biraz bencilce ama mutlu.
Fazlalıklardan uzak.
Dupduru bir hayat diliyorum.


100.yazımmış bu, gönül bağım olan bir kişi var ona gitsin.(nebokayarayacaksaartık)

8 Şubat 2009 Pazar

ortak çile; sevgililer günü


Sevgililer günü geliyor evet.

Anladık sevgi güzel şey, aşk, çiçekler, böcükler falan...
Anladık her şeye bir gün adamak bir gelenek olmuş.
Ama benim anlamadığım ve ısrarla anlamak istemediğim günlerden biri bu "sevgililer günü".
Amaç nedir? Çiftlere birbirlerini hatırlatmak mı? Yoksa piyasaları canlandırmak mı? Bana ikincisi gibi geldi. Yani birbirini seven iki insanın ilişkilerini canlandırmaları için bu tarz "özel" bir güne ihtiyaçları mı vardır? Sevgililer gününe ihtiyacı olan sevgililer midir yoksa başka şeyler mi? Sevgililer günü aslında nedir ve ne hale ne hale gelmiştir. Sevgililer gününün hikayesini bilmeyenler de tıklasın şuna o zaman. Hadi tamam sevgililer gününde alıp sevgiliyi gezmeyi anladım da bu "hediye" alma sıkıntısı nedir öyle? Resmen zorunluluktan alınan bir hediyeyi samimi olmadığını bile bile kabul etmekte neyin nesidir? Neden bu kadar yapay bu kadar samimiyetsiziz? İyi bir sevgili olabilmişsek zaten en büyük hediye değil midir bu?
Üstelik sevgiliyi değil yalnız olan insanları da kasıyor bu malum gün. Sürü psikolojisinle sokağa dökülen aşk böcüklerimiz bekar insanları da bir çeşit "baskı"ya sokuyor ve beyindeki müstakbel bunalım pıtırcıklarının oluşmasına neden oluyor. Yalan mı?

Sevgililer gününüz şimdiden kutlu olsun.
Doldurun mağazaları, en pahalısından hediyeler alın.
Erkekler kırmızı gülü unutmayın.
Bayılıyorum lan size.

6 Şubat 2009 Cuma

Başlıksız yazı

Çok huzurlu, gevşemiş ve rahatım şu an.Yine bir banyo sonrası, gözenekler açılmış, nemlendiriciler sürülmüş ardından da güzel bir böğürtlen çayı.hımm mis.Genel olarak yağmur dışında ıslanmayı pek sevmeyen biriyim aslında ama bu rahatlama her şeye bedel.Ayrıca her diş fırçaladıktan sonra ki öpüşme isteğim nedir yahu?Ahua ilginç valla ama öyle. Bu arada sıcak suyla diş fırlamayın bence, hoş olmuyor, denemeyen varsa denememeye devam etsin yani. Soğuk suyla mis gibi gayet fresh valla.Neyse işte öyle.Fön çektirmekten de vazgeçtim bikaç bigudi sardım kafama ortaya karışık bir şey olur heralde ehueh.
Yarın öğlen 12 gibi kalkmam lazım, havuçlu kek yapıcam. Sonra milletle buluşucam, sonra dönüşte kızları alıp eve gidicem. Erkek olsaydım bir önceki cümlem çok havalı olurdu, neyse ziyanı yok. Eve gelince kendi icadım olan "şirin börek"lerden yapıcam. Eve gelmeden dvd almamız lazım unutmayız inş. Plan budur yani.
Adamın biri horon teperken ölmüş lan ne güzel, daha güzel bir ölüm şekli olamaz heralde, uyurken ölmek dışında.
Bir gün öldüğümde cenazem Teşvikiye Camii'nden kalksın lan ünlü mualemesi görmek istiyorum.

Bittibenimki.

Eyzübillamineşeytaniracimbismirrahirrahmanirrahim

Vicdan-red

Chp'nin seçim kampanyasında bulunan
önemli bir proje.Her mahalleye bir Kuran kursu!
Türkiye Cumhuriyeti'nin en zaruri ihtiyacı.Düşünsenize Kuran'ı bilmeyen bir toplum gelişebilir mi?, zengileşebilir mi?, ilerleyebillir mi?ASLAAAAA.
Akşam yemeğinde kuru ekmek-soğan yiyen hatta bunu bile bulamayan zavallı insanlarımız kendilerini Kuran ile besleyeceklerdir.Bedenleri değil ama ruhları doyacaktır ne de olsa değil mi?
Ne gerek var iş gücünü kullanmaya, yeni istihdam sağlayacak kurumlar açmaya, ne gerek var meslek eğitim kurslarını çoğaltmaya?Allahımıza şükürler olsun hamdolsun kriz de vurmaz bizi.
Biz anca insanın "manevi" değerleri üzerinden oyunlar oynayalım, sempati kazanalım, gelişmeye ve geliştirmeye değil oyalamaya ve kandırmaya bakalım.
Bu ne biçim siyaset ne biçim bir kabuk değişimi ne biçim bir kampanya?
Çamaşır makinası dağıt demiyorum ya da kömür ya da yemek çadırları kur demiyorum.
Ama mesela durumu olmayan insanlara özgü "çocuk yuvaları" aç.Ebeveynlerine iş gücü sağla. Akrabalarına değil bu ülkenin her insanına kucak aç.Kendi bakış açında olan insanları zenginleştirip altlarına jeepler sağlayacağına fakirliğe bir çare bul, eşit ol, vicdanlı ol.

Ne diyim ya, neresini eleştireyim, neresine yetişeyim?
Bir tarafını tutsam öbür taraftan fışkırıyor.
Ne bu ülkeye ne bu ülkenin "başına" ne bu ülkenin insanlarına güveniyorum-seviyorum.
Günümüz Türkiye'nin insanı değilim ben, reddediyorum.


5 Şubat 2009 Perşembe

İyi-Kötü

Şey isterdim mesela bir günlüğüne falan bir başkasının gözünle kendimi izlemek...hem de beni hiç tanımayan ama bana uyuz olan insanların gözünle görmek...Hani bakardım neyime gıcık oluyor, yoksa gerçekten sinir bozucu davranışlar mı sergiliyorum, yoksa kişinin kendi gıcıklığı mı?... bunu görmek isterdim.Çünkü mesela bazen merak ediyorum insaniyet baabında nasıl gözüküyorum diye. Mesela biri gelsin ve kişiliğimle, davranışlarımla ilgili bir kusurumu söylesin istiyorum."Çok gıcıksın" gibi salakça ve göreceli yorumlar değil de gerçekten gözlemlenmiş hatalarımdan bahsediyorum işte. Ona göre daha iyi biri olurum belki. Neyse şu an için şikayetim yok, yanlışlarım varsa da sadece kendime zarar veriyorum zaten.
Benim kafam başkasının arkasından iş çevirmek adına çalışmaz çünkü.Sinirlensem de üzülsem de acısını yine kendimden çıkarıyorum milletin suçu ne ki?lol
Bazıları vardır mesela sinirlendiğinde aranır, kaşınır falan...ve genelde ağızlarından "kavga etmek istiyorum, biri bir şey dese de tartışsak" olur zaten. Bence hepiniz ruh hastasısınız.
Bense kendi kendime konuşur, söylenir, işlerimi aksatır, hayatımı aksatır kendime bir güzel zarar verip, sonra toparlanırım.
En güzeli de bu zaten bence kime ne lan senin sorunlarından, bozuk psikolojinden...git zıbar yat salak.