çok serbest şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çok serbest şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2011 Perşembe

SUS!


Bana sadece “sus!” dediler. Sadece susmayı dayattılar.

Haksızlıklara sesini çıkarma, “sus!, otur!”.
Oysa ben haksızlıklara tahammül edemeyecek kadar deli doluydum, gururluydum.
Sonra güldür güldür öfke kustum. Yine “sus!” dediler.

Susmadım, saldırdılar, “sus!, otur!” dediler.
Susmadım, oturmadım, saldırdılar.

Kendimi küçük bir kutunun içinde tıkılmış kıldılar.
Çığlıkları gözyaşlarında saklı, tek suçu susmamış olan.

Genzim tıkalı, gözlerim şiş, dudaklarım kocaman. Ruhum sıkışıyor.

Saçlarım ıslak, başımın ağrısına ağrı katıyor.

Mutsuz biri oldum ben, umutsuz, isteksiz.

Susturulamamış, bastırılamamış isyanlarımın yenik kahramanı.

13 Temmuz 2010 Salı

Aşkın Çekirdeği




Bendenizden aşk adına amatör bir şiir dinletisi :)

~~~~~~~~~~~~~~~~
Aşk…hep bi kovalamaca
Hep bi mücadele
Aşık olmak mı zor
Yoksa aşkı yaşamak mı?
Diyorum kendi kendime bazen
Her hangi bir cevap bulamıyorum
Ne yapmalı
Kaçıp saklanan mı olmalı
Yoksa kovalayan ve yorulan mı?


Neden seven insan aşkı için kovalamak zorunda kalır
Onu da anlamıyorum aslında
Ya kendini kaçmak zorunda hisseden..
Neden gizler duygularını
aşk yaşandıkça güzelleşmez mi, renk bulmaz mı


Aşk mücadeleye dönüştüğünde mi zevk verir insana?
İşte bundan hiç emin değilim.
Aşkı zevkli kılan çektirdiği ızdırabı mı yoksa?
Izdırapsız aşk mümkün mü?
Keşke mümkün olsa…..


Keşke aşk daha dengeli bir duygu olsa
Keşke verdiği mutluluk da acı da eşit olsa
Keşke biri aşkın altında ezilirken diğeri de en azından bunun farkında olsa
Keşke aşk biraz daha adil olsa....

10 Mart 2010 Çarşamba

İçimdeki Savaş

Oda sıcaklığına bırakılmış bir kalp var masada

Benimse sol tarafımda kocaman bir boşluk..

Gerisin geriye koyamıyorum, artık eskisi gibi değil

Çürümeye yüz tutmuş kalbim.


Çaresizliğin ne olduğunu şimdi anlıyorum

Bildiğimi sanıyormuşum bunca zaman

Aynaya baktığımda güçsüz bir ben görüyorum.

Buğusunu silmeden her şey netleşmeden kaçıyorum hemen oradan.


Düşüncükçe büyüyor sorular kafamın içinde

Düşünmesem yok olacaklarmış gibi sanki

Kendimi suçluyorum yine

İçimdeki savaş yine kendimleymiş anlıyorum.


Mutluluk ihtimalini artık kurmuyorum hayallerimde

En az mutsuz olmanın yollarını arar olmuşum

Kırılmamanın çarelerini sorar olmuşum

Kendi kendimi yiyip bitiyormuşum..


Artık perdeleri açmaz olmuşum

Karanlık düşlerime yetmiyormuş güneş

Ben de vazgeçmişim uğraşmaktan

Karanlıkta kendimle kalmışım zavallıca.

İçimdeki şizofrene inat bir umut besliyor kalbim

Akılların alamayacağı sabrı gösteriyorum hayata

Kendimi tanıyamıyorum, inanamıyorum

Bunun oyunun adı mutsuzluksa ben galiba başroldeyim.

sözlük

Hüzünlerin ortasındayken ben


Ben konuşuyorsam, anlaşılmak istiyorumdur, anlatamıyorumdur
Ben gülüyorsam gerçekten mutluyum demektir
Ben gözlerine bakmıyorsam, uzak kalmak istiyorumdur senden
Ben bağırıyorsam, isyan ediyorumdur, çabalıyorumdur
Ben ağlıyorsam kalbim gerçekten acımıştır, korkuyorumdur daha fazlasından
Ve ben susuyorsam artık kelimeler tükenmiştir, söylenecek söz kalmamıştır
Ben dalıyorsam uzaklara, kararsızımdır, endişeliyimdir gelecek adına
Ben düşünüyorsam uzun uzun hep çözüm aramak içindir emin ol
Ben düşünmeden ağzıma geleni söylüyorsam içim dışım bir demektir, tutamam
Ben özlüyorsam seni demektir ki her gün hayalinde uyuyorum
Ben susuyorsam ve ben yazıyorsam hislerimi satırlara
Anla ki senle ben çok ayrı kafalarda…
Anla ki başaramıyorum bana seni, seni sana anlatmayı…
Yapamıyorum fazlasını satırlara ağlamaktan başka.

15 Nisan 2009 Çarşamba

bilinçaltı raporları

En güçlü gözükenin bile içinde saçmasapan korkuları vardır.
En neşelinin içindeyse gizli saklı hüzünleri.
Hiçbir şey olduğu gibi görünmez ve her görünen köy kılavuz istemez aslında.
Hissettiğin duygular geçici olabilir,
Kalıcı sandığın insanlar çoktan yol almıştır belki zıttındaki yollara.
Bedeni senle ama ruhu çoktaan uzaklarda.
Bilemezsin...
Ummadığın taşlar başını yararken, sen yine seni sevdiğini sandıklarını sevmeye devam edersin
Yüzde % 0 aldatılmama ihtimalini gözardı ederek...
Bastırılmış duygularını gömersin derinlere ve üstüne ektiğin gülleri sularsın her gece.
Zihnindeki kördüğümleri kimse göremez ve dış kabuğundan yargılarlar seni.
Sense bilinçaltındaki kuşkuları kendine saklar, alabildiğine mutlu gözükürsün.
Ağızlar kulaklardayken, gözyaşları içine doğru akar.

2 Mart 2009 Pazartesi

Ayrılık çift kişiliktir...

Ayrılık çift kişiliktir.
Biri "bitti, ben gidiyorum" deyip gidemez öylece.
Gidemez işte, bitiremez kafasına göre.
Çünkü ilişki nasıl çift kişilikse ayrılıkta aynı şekilde çift kişiliktir.
Beraber gezmeyi, eğlenmeyi, aşkı paylaşmayı bilirken...
Neden ayrılığı tek kişilik zannederiz?
Biri "gidiyorum, bitti" dediğinde o ilişki bitmiş mi olur sanki?
Tam tersi, gidenin ardından gelir yarım kalmış sevgilinin ruhu.
Bırakmaz tek başına,asla.
"Hanginiz ayrıldı?" diye bir soru olamaz.
Ayrılık çift kişiliktir.
"Gidiyorum" diyen ilişkiyi bitirmemiş, sadece kaçıp gitmiştir.
O korkup, kuytularda saklanandır sadece...
Geride kalansa, güçlü kalabilen, aşkının arkasında durabilendir.
Çekip giden gururlanır bazen anlamsızca, korkaklığından utanacağına.
Basittir çekip gitmek, zor olan kalmaktır, çözmek, uymayanı uydurmak, sabretmektir oysa.
İlla da bitecekse bir şeyler; tıpkı bir düello gibi sırt sırta verip çekip gitmek gerekir,
bir daha arkaya dönmemek üzere...kendinden emin.
İlişki iki kişinin pes etmesiyle biter, hissizleştiğinde her şey...
Ayrılık çift kişiliktir; dönüp arkanı gidemezsin, bitirdiğini zannetsen de bitiremezsin.

9 Şubat 2009 Pazartesi

Sade ve sakin bir hayat diliyorum

Abartısız, süssüz, sade ama güzel...biraz sessiz, yeri geldiğinde eğlenceli bir hayat diliyorum.
Çok param olmasın, çok güzel de olmayayım, erkekler peşimden koşmasın, çok başarılı olmayayım...
Fazla dostum olmasın, arkadaşımsa çok az.
Ya az eşyalı bir odam olsun ya da tek odalı bir evim, paldır küldür yürünebilirlerden.
Ama istediğimi yapabileyim mesela, yalnız kalmak istiyorsam kalayım, eğlenmek istiyorsam eğleneyim dostlarımla...
Zevk aldığım şeyleri yapayım sadece, kimseye uyum sağlamak, kimseye ayak uydurmak, kimseye beğendirmek zorunda olmayayım kendimi.

Çıkıp vurayım sokaklara kendimi ve kimse kuyruk olmasın peşimde.Ama kimse de unutmasın beni.
Sağlıklı olsun ruhum ve bedenim ve hep kendimi sevebilmeliyim.
Yalnız hissetmemeliyim kendimi ama, sadece sakin ve huzurlu...
Hayatı hiçbir zaman fazla önemsememeliyim "boşvermeyi" öğrenmeliyim.
Belki biraz bencilce ama mutlu.
Fazlalıklardan uzak.
Dupduru bir hayat diliyorum.


100.yazımmış bu, gönül bağım olan bir kişi var ona gitsin.(nebokayarayacaksaartık)

22 Ocak 2009 Perşembe

just add water



sade bir aşk...
içinde aşkımlar, bebeğimler, cicimler olmayanından
dupduru olsun, şeffaf olsun
karşındakini iyi biliyor olacaksın
neye ne tepki verir bileceksin
birbirinize açık ve dobra olmalısınız
kabalıktan uzak bir dobralık olmalı bu
ne istediğinizi ne yaptığınızı bilmelisiniz
en önemlisi birbirinize saygılı olmalısınız
anlayışlı...
onun için önemli olan şeyleri bilmelisiniz
ve her ne kadar onaylamasanda saygı duymalısınız
sevgililer ilişkiyi canlı tutmak adına
kırk takla atmamalı mesela
her daim lezzetli olmalı aşk
her vedalaşmada tadı damağında kalmalı
ısınmak için değil ısıtmak için sarılmalısın
ve o da öyle olmalı zaten
hiç tereddüt etmeden tamamlamalılar birbirlerini
hiç şüphelenmeden.
arkanı döndüğünde bilmelisin onun ne yaptığını
ve zaten ne yapıyor diye düşünmemelisin
nasıl? diye merak etmelisin.
her gözünün içine baktığında "tamam bu o" demelisin
her seferinde daha da emin olmalısın
ama emin olmak için test etmemelisin onun aşkını
ne yaptığını
ne yapmadığını
ne istediğini bilerek yaşamalısın.
görerek.
sade ve sessizce
aşkını ilan etmenin gerekmediğini bilirsin
o'nu yaşamanın tadına varmakla geçirirsin zamanını
saygıyı, sevgiyi ve doğallığı öldürmeden
köklerini sarsmadan
her daim sulayarak yaşatmak gerek.

16 Ocak 2009 Cuma

MERDİVEN

bize ait olmayan şeyler peşindeyiz hep
bize ait olduğunda onu geride bırakabilecek kadar hoyrat ve nankörüz
isteklerimizin sınırı ve bir kalıbı yok
her gün her saat bir yenisini ekliyoruz bilincimize
sürekli kademe atlama, çıta yükseltme peşindeyiz
bilinçsizce.
sevdiklerimiz, isteklerimiz, memnuniyetlerimiz çok değişken,
tatmin olamıyoruz
olduğumuzda daha iyilerine ihtiyaç duyuyoruz
belki de bu yüzden tadını alamıyoruz hayatın
bu yüzden hızlı yaşayıp erkenden yaşlanıyoruz
ve genç öldüğümüzü zannediyoruz
elimizdekini keşvetmeye ve tadını çıkarmaya değil
"şimdi sıra daha iyilerinde" demeye bakıyoruz
elimizden farkında olmadan kayıp gidiyor zamanında
peşinden koştuklarımız.
yaz geliyor "kış gelsin" diyoruz
kış geliyor "çok soğuk" diyoruz
kıvırcık saçlıysak "keşke saçlarım düz olsaydı" diyoruz,
düzse kıvırcık.
erkekler "kız olsaydım" diyorlarsa kızlar da "keşke anamdan erkek doğsaydım" diyorlar
bize ait olmayan şeyler peşindeyiz hep
doyumsuz, değişken, sabırsız ve nankörüz.
Maalesef biz BUYUZ.

25 Aralık 2008 Perşembe

Saklanbaç


koruyabilir mi kalkanlar seni hayatın gerçeklerinden
ya da hangi güneş gözlüğü gizleyebilir korkularını
hangi şarkı iyileştiribilir kırıklarını
hangi şemsiye sağlar kupkuru kalmanı
ya da kuru olduğunda üşümeyeceğini mi sandın sen?

gökyüzünün zıttına bakıp hızlıca yürüyerek
farkedilmeyerek,
rahatsız edilmeyerek,
geçip gitmek ve yine o
yalnızlığınla buluşmak mı istiyorsun?

gözyaşlarının ardına gizle bütün güçsüzlüğünü
gülücüklerin ardına sakla hıçkırıklarını
hadi güçlü görün!
ve kimseye ihtiyaç duyma,
reddet sana uzanan elleri.

bütün duyguları, değerleri, inançları kaybettiğini düşün.,
sana yapılan yardım çağrılarının ardında yatan egoizmi...
gülümse şimdi.
için acısa da belli etme.
ve yine hızlı adımlarla yürü,
ahmak ıslatan yağmurda şemsiyesiz koştur ona
seni bekleyen
ve peşini bırakmayan ona
yalnızlığına..

13 Haziran 2008 Cuma

epifani

kırık cam parçalarına takıldı gözlerim birden,yumruğumla yerlebir ettiklerimi topladım yerlerden
sımsıkı tuttum avuçlarımda,sanki daha da derinlerde hissetmek istiyormuş gibi
sanki hissettikçe,birleştirebilicekmişim gibi onları
saçmasapan bir umutla heyecana kapıldım birden
birşey acıtıyordu canımı ama,sanki çok acıtıyordu
ama devam ettim,kendime olan kızgınlığımdan belki
dayanılmaz oldu acım,gittikçe büyüdü
pes ettim açtım avuçlarımı,döküldüler yerlere tekrar
yine yerdelerdi,hiçbirşey değişmemişti
tek değişiklik acımın derinleşmesi olmuştu sanki
başımı eğip baktım avuçlarıma,kıpkırmızı olmuşlardı
sanırım başaramamıştım o cam parçalarını toparlamayı
canım hala acıyor
ve kırık camlı penceremden dışarı bakıyorum
acı bir tebessümle izliyorum aptalca yaptığım hataları
dönemiyorum geriye
farkındayım,artık çok geç...

20 Mart 2008 Perşembe

iki satır...


Ruhum düştü yerlere
Sanki yerçekimsiz bu düzlemde
Aklım uçtu göklere
Kırık kanatlarıyla,sessizce
Aldandım umutlarıma yine
Gülümsedim aynaya bakıp
Karşısına geçmeden
Yutkundum attım içime,küçücük hevesimi
Onsuzda yaşayabilir miyim deneyeyim dedim
Ben zaten hep aldandım
Hep kandırıldım
Hep yanıldım
Bu hatalı bilmecelerde
Hep onu ben sandım
Ben ben değilken
İnandım
Yapamadım ben,çıkamadım işin içinden.
Batıyor muyum derine yada
Yükselip evrene kayboluyor muyum
Var mıyım yok muyum
Bilemiyorum,çıkamadım işin içinden.

13 Şubat 2008 Çarşamba

hep benim ol ki...

geldiğin gibi gitme sakın
aniden ama sessizce,usulca...
çok incinirim kırılırım ben
varlığınla nefes alabilen kalbim,
sen gidince derin bir nefes alır,
ve bırakır kendini karanlığa...
aydınlat beni o gülen gözlerinle!
aydınlat ki o güzel yüzünü göreyim
aydınlat ki kendimi göreyim
aydınlat ki yaşadığımı anlayayım
ve ellerini bana ver!
ellerini bana ver ki hep sıcak kalsın avuçlarım
gülüşünü sakın esirgeme benden!
esirgeme ki benimde gülmek içim nedenim olsun
o sıcacık sevgi dolu kucaklaman hiç bitmesin!
bitmesin ki sana ait olduğumu bileyim
ve bunun güveninle ışıldasın gözlerim sana bakarken.
dudaklarını sakın çekme dudaklarımdan!
çekme ki aşkın hem içimi heyecanla doldursun,
hep kaybedeyim kendimi gözlerimi kapadığımda...
sana sarıldığımda,sana baktığımda,elini tuttuğumda,
seni öptüğümde,sana güldüğümde dursun dünya
herkez dinlesin bizi,kuşlar,ağaçlar,güneş
zaman dursun yanımdayken,geçmesin hiç
çünkü sen yanımdayken bile özlediğim,sarılırken bile
kaybetmekten korktuğum sen...
benim en büyük heyecanımsın...