bugünkü artılarım ve eksilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bugünkü artılarım ve eksilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2008 Perşembe

Vazgeçme!

Huzursuz ve kendimi halsiz hissettiğim bir gündü.Okuldan dönüyordum, otobüste cam kenarına oturmuş müzik dinlerken birden çok işe yaramaz, kimseye yararı dokunmayan biri olduğumu düşünmeye başladım. Saçmaydı belki, ergenliğe yeni girmiş veletler gibi düşünüyordum ama bence her insanın bunu düşünmesi gerek "bu dünyada ne işe yarıyorum?" diye.
Neyse n'apsam n'apsam dedim, aklıma bir fikir geldi..."kan vermek". Evet birden esti işte. Canım deliler gibi kan vermek istiyordu artık. Üstelik kansızlık sorunu çeken biriydim. Ama önemsemedim bunu.
Zaten indiğim durağın karşısındaydı kan merkezi, giderken Pelin'i aradım "ben kan merkezine gidiyorum, kan vereceğim" dedim o da şaşırdı "nerden çıktı şimdi?" dedi.
Gittim kan merkezine tabi içimden düşünüyorum "ne kadar sürer acaba? ne gibi testler gerekli" falan diye..
Girdim içeri çok kişi yoktu, gerçi benim beklentime göre kalabalık sayılırdı aslında. Bir form dolduruluyormuş onu doldurdum ve çağırılmayı bekledim.Bekledim...bekledim....bekledim....Yaklaşık iki buçuk üç saat bekledim o "çok kişi olmayan yerde".Sıkıldım Pelinle konuştum telefonla, beni vazgeçirmeye çalışıyor, "bekleme ya hadi bana gel" diyordu. Ama hayır...o kanı verecek ve kendimi iyi hissedecektim.
Neyse sonunda sıra geldi birkaç soru sordu hemşire, öteki parmağımdan kan aldı, sonra bir doktor geldi ve "piercinglerini ne zaman yaptırdın?" dedi, 12 ayın geçmesi gerekiyormuş.Zaten baya olmuştu yaptıralı.
Sonra sondan bir önceki aşamaya, doktorla görüşmeye geçtim, içimden "az kaldı" diye sayıklıyordum çünkü beklemekten oldukça sıkılmıştım.Çok şeker bir doktor hanım sorular sormaya başladı, en son ne zaman hasta oldun, ne ilaçlar kullandın gibisinden...İçimden "noluyoruz lan?" demedim değil...Ve konuşmanın sonunda bombayı patlattı..."kanını almayacağım"...."heh aq dedim, süper!". Bayramdan önce hastalık geçirdiğim ve üzerinden 10 gün geçmediği ve kanımda bilmemne değerleri düşük olduğu için kanımı almadı. "Peki" dedim teşekkür ettim.Ama içimden ana avrat düz gidiyordum tabi.Kan merkezinden çıktım.
Lanetlerime devam ederek hızlı hızlı yürüyordum. Yaklaşık 3-4 saatimi "boşa" harcadığımı düşünüyordum.Ama sonradan farkettim ki kan merkezinden çıktığımda kan verememiş olsam da bir rahatlama vardı içimde.Sanırım vicdanımın rahatlığıydı bu. Ben duyarlılığımı göstermiş, yardım etmek istemiştim insanlara.
Yürürken Özge'nin annesiyle karşılaştım, "kan merkezinden geliyorum böyle böyle BUNDAN SONRA İYİLİK YAPAYACAĞIM, İYİLİK YAPINCA BELAMI BULUYORUM" dedim. O da "n'olursa olsun iyilik yapmaktan vazgeçme!" dedi."Haklısın" dedim ve eve yürümeye devam ettim.


Doğru söylemişti gerçekten de vazgeçmemek gerekiyordu, Arh+ kana sahiptim ve kanımın değersiz ve çok bulunur olduğunu düşünüyordum hatta kan merkezine giderken çekindim "almazlar mı acaba?" dedim ama o gün o kan merkezinde bir sürü Arh+ arayan insan vardı=)
Sadece sağlık konusunda değil her konuda iyilikten vazgeçmeyin, düşünün "neye yarıyorum, bana ihtiyacı olan ve yardım edebileceğim insanlar var mı?" diye.
Sadece kendiniz için yaşamayı bırakın.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Çağın vebası; EGO(kaybolan insanlık)

Çağın vebası dediğimi bakmayın, ego dediğimiz şey insanoğlunun en vazgeçilmez ihtiyaçlarındandır, insan sosyal bir varlıktır ve toplumda bir role sahiptir, bazı şeyleri sahiplenir, bazı özelliklerini ön plana çıkarır, bunların temel nedeni toplumda saygı görmek, beğenilme duygusu, kısaca egoları tatmin etmektir.Dikkat edin her davranışın altında dikkat çekme arzusu yatar, öyle olmadığını söyleyenlerde yalan söylemiş olduklarını gizlemeye çalışırlar sadece.Tabi bu tarz doğal istekler zamanla toplumda insanlar arası rekabete yol açar, ayşe fatmadan daha güzel ve dikkat çekici olmak için saçını mora boyar, ahmet arkadaşları arasında daha "popüler" olmak için daha çok espri yapar, kızlarla daha iyi anlaşmaya bakar.Örnekleri çoğaltabiliriz, rekabet, hırs ve kıskançlıkla birleşince ortaya daha çirkin şeyler çıkar.Rekabetten çok bir savaşa dönüşür bu durum.Rekabet duyguları, kıskançlık ve kibirin altında eziliyorsa bu kişiler, karakterlerinin oluşumunu tamamlamadığını gösterir.Yani ilgi çekmediğini ve başkasının ondan daha fazla ilgi geçtiğini düşünen insan zavallı duygular içerisinde, can havliyle silahlarına davranır ve kendini batırmaya devam eder.

Ey seni zavallı!
Hiç mi düşünmezsin yarınını,
Ego uğruna harcamaya çalıştığın insanları,
Sil at kafandan, kaldır kafanı,
İşte o zaman, saygı görürsün.


İçimden geldi,dışıma vurdu.Sadece düşüncelerimi yazdım
,her zaman yaptığım gibi, her zaman "sadece" hissettiklerimi yazdım kağıtlara, ekrana...
Hiçbir zaman başkasını basamak olarak görmedim, hiçbir zaman insanların yaptıklarına takılmadım, ben neleri kıskanırım biliyor musunuz sadece, ben sadece insanların dostluklarını ve başarılarını kıskanırım, kıskanmaktan kastım özenirim, "ne güzel lan" derim."Aman şunların arasını, aman şunun işini bozayım, aman şuna laf sokayım moralini bozayım" demem.Diyenleri adam yerine koymam,koymadım,koymayacağım da.
İşte böyle biriyim ben, samimi görünmeye çalışıpta yılanlık yapan "şirincikler"den değilim. İnsanların mutluluklarınla gülebilen, morali bozuk olduğunu anladığım ve "hiç" tanımadğım birine "neyin var?" diyebilecek kadar insanım.Ama görüyorum ki insanlık bitmiş.""Neyin var?" sorusuna en azından "ilgilendiğin için sağol" demeyecek kadar körelmişsiniz, şişmiş egolarınız, kalabalık gruplar halinde arkadaşlarınız, farklı tarzlarınız,elinizdeki biranız, körelmiş ruhlarınız, samimiyetsiz suratlarınız,günlük aşklarınız,iki satırlık silik karakterlerinizle size hayatta başarılar.

Uzak durun yakınıma,ben böyle iyiyim.

13 Mart 2008 Perşembe

bugünkü artılarım ve eksilerim vol1


bundan sonra dönem dönem yaptığım doğru ve yalnışları yazacağım bütün dürüstlüğümle.böylece yaptıklarımı -tekrar gözden geçirmiş- daha kontrollü yaşamaya başlamış olacağımı umuyorum.

bugünden başlayayım;

yalnışım;bi süredir boşverdim birçok şeyi, okulu, dersleri, ödevleri,müziği.bugünde devam ettim boşvermeye ta ki içimdeki umut çiçeğini açtırana kadar(fena romantizm yaptım sanırım:P)


doğrum;daha iyimser olmam gerektiğine karar verdim,beni yıldırmaya,bezdirmeye çalışan şeylere inat önüme bakmaya karar verdim.